Osmanlı Gazi, 9 Mayıs 1258 tarihinde Söğüt’te
doğdu. Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundan
Ertuğrul Gâzi’nin oğlu olan Osman Gazi,
Türk ve İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Ertuğrul
Gâzinin silâh arkadaşı ve kumandanlarından kılıç
kullanmayı, kargı savurmayı, ata binmeyi öğrendi.
Onların gazâlarını dinledi. Yaptıklarından ibret
alarak, gençliğinden îtibâren gazalara katılıp,
zaferler kazandı, kumandanlık vasıflarını geliştirip
kuvvetlendirdi.
Bizans’ın
hâkimiyetindeki Batı Anadolu gazâ memleketi olduğundan,
bölgede gazâ niyetiyle pek çok kumandan mücâhid, derviş
ve her biri birer gönül sultanı şeyh ve âlim
bulunuyordu. Osman Gâzi; Anadolu’nun İslâmlaştırılıp,
Türkleşmesi faaliyetine katılan bu gönül sultanlarından,
ahîlerden, Şeyh Edebâli’nin sohbetlerine katılıp,
mâneviyâtını yükseltti.
On dokuz yaşındayken
Şeyh Edebâli’nin kızı Mâl Hâtun ile evlendi.
Ertuğrul Gâzi, 1281 yılında vefât edince Osman Gazi,
Kayı beyi oldu.
Anadolu Selçuklu
Devleti’nin
Bizans sınırındaki Kayılar, Söğüt kışlağı ile Domaniç
yaylağı arâzisine hâkimdiler. Osman Gâzi, Kayı beyi
olunca, sınır komşusu Bizans tekfurları ile iyi
geçinmeye çalıştı. Bunlar arasında en çok Bilecik
Tekfuru ile anlaşıyordu.
Aşîretlerin yaylaya
çıkış ve dönüşlerinde, İnegöl Tekfuru yollarını keserek,
onlara zarar veriyor, bu yüzden sık sık çarpışmalar
oluyordu. Osman Beyin kuvvet ve nüfûzunun devamlı
arttığını gören İnegöl Tekfuru Nikola, komşularından
önlem alınmasını istedi.
Tekfur Nikola’nın,
Pazarköy’de kuvvet topladığı tespit edilince, Osman
Gâzi, Kayı ileri gelenleri ve kumandanlarla görüşme
yaparak, İnegöl’ün fethine karar verdi. 1284’te
Pazarköy’de meydana gelen muhârebede, Osman Gâzi’nin
yeğeni Bay Hoca şehit düştü. Muhârebe ardından
Kulaca Kalesi alındı. Mağlubiyet üzerine İnegöl Tekfuru
ile Karacahisar Tekfuru birleştiler.
1288 yılında Domaniç
yakınında Erice’de yapılan muhârebede, tekfurlar tekrar
yenilgiye uğratıldı. Bu savaşta da Osman Gâzi’nin
kardeşi Sarı Yatu şehit oldu. Osman Gâzi’nin
Ekizce'de gösterdiği başarı, Anadolu Selçuklu Sultânı
Gıyâseddîn Mesud Şah tarafından mükâfatlandırıldı.
Gönderilen bir fermanla, Söğüt, Osman Gâzi’ye yurt
olarak verildi.
Osman Gâzi’nin
hastalığı Bursa’nın fethinden sonra arttı. Hocası Şeyh
Edebâlî ve hanımı Mâl Hâtun’un vefâtıyla hastalığı daha
da şiddetlendi. Vefat edeceği zaman, oğlu Orhan Beye
İslâmiyet’e olan sevgi ve saygısını, Türk milletinin
rahat ve huzurunu düşündüğünü ve insan haklarına olan
gönülden bağlılığını anlatan vasiyetnamesini verdi.
Osmanlı sultanları,
bu vasiyetnameye candan sarılmış, devletin 600 sene hiç
değişmeyen anayasası olmuştur.
Osman Gâzi vasiyetini
yaptıktan sonra 1 Ağustos 1326 târihinde Söğüt’te
vefât etti. Kabri, Bursa’daki Gümüşlü Kümbet'tedir.