17 Safer 1441 | 16 Ekim 2019 Çarşamba

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Dünya

Ana Sayfa Haber Dünya

'Batı politikası Çin’in İran üzerinde etkisini arttırıyor'

Son Güncelleme: 23 OCAK 2012 - TSİ 09:15

Rusya İlimler Akademisi Ortadoğu İslam ülkeleri Araştırmaları anabilim dalının İran araştırmaları bölüm başkanı Nina Mamedova bölgede yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. İran, hakkındaki yaptırım kararlarının uygulanması durumunda önlemler alacağını duyurdu. Özellikle Arap komşularına uyarılarda bulunarak yaptırım kararlarından sonra petrol üretiminin artırılmamasını istedi. 
Tahran yönetimi taleplerinin göz ardı edilmesi durumunda bölgenin büyük sorunlar yaşayacağını iddia etti.
İlk olarak petrol yaptırımların uygulanması durumunda AB ülkelerinin kendi çıkarlarının zarar göreceğinin göz önünde tutulması gerekiyor. Birincisi İran hakında ortaya atılan iddialar ciddi temele dayanmıyor ve yaptırım kararı OPEC ülkeleri tarafından desteklenmeyebilir. İkincisi Hürmüz Boğazı'nın kapatılması söz konusu olabilir. Üçüncüsü ise hiçbir olumsuz gelişmenin yaşanmaması ve Avrupa Birliği ülkelerinin İran petrolüne alternatif bulması durumunda borsa spekülasyonları yüzünden petrol fiyatları yeni rekorlar kırabilir. Şu anda ekonomik kriz endişesi ile karşı karşıya kalan AB ülkeleri açısından petrol fiyatlarının yüzde beş oranında değer kazanması dahi vahim sonuçlar doğurabilir. Özellikle de İran petrolüne bağımlı olan Güney Avrupa ülkeleri bu durumdan etkilenebilir.
Ancak batı ülkelerinin de bu duruma bağlı olarak planının bulunduğu biliniyor. İlk aşamada ABD stratejik öneme sahip petrol kaynaklarını kullanarak duruma müdahil olmayı planlıyor. Daha sonra ise Rusya ve Norveç gibi OPEC üyesi olmayan petrol ülkelerinin gücünün kullanılması gündeme taşınabilir.
Batı ülkeleri Azerbaycan, Kazakistan ve Rusya petrolünü kullanarak İran petrolü sebebiyle doğan boşluğu doldurabilir. Bu konuda gerekli hamleler düşünülüyor. Ancak bununla beraber kendisine sorun üreteceği de düşünülemez.
Konunun Rusya açısından da değerlendirilmesi gerekiyor. İlk olarak petrol krizinin yaşanması Rusya'nın çıkarlarına hizmet edebilir. Çünkü petrol fiyatlarının yükselmesi ile beraber ülkeye getirilen sıcak paranın da oranı artmış olacak. Bununla beraber İran'ın Rusya'nın güney sınırlarında "barışa" önemli hizmetlerde bulunduğu göz ardı edilmemeli. Buna göre de Rusya'nın İslam cumhuriyetinin çıkarlarını göz önünde tutması gerekiyor.
Tahran yönetiminin tutumu sonrasında Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sıcak çatışma son buldu. Sadece bunun dahi hatırlanması yeterli olabilir. Bu durum şu gerçeği kanıtlıyor. İran'ın katkısı olmadan Kafkasya ve Orta Asya'da barışın devam etmesi düşünülemez. İran sınırlarında bölünmüş halkların ikamet ettiği de önemli bir konu. İran'ın önemi Rusya imparatorluğu tarafından da iyi bir şekilde anlaşılmaktaydı. Bunun için de Rusya imparatorluğu İran ile ilişkilere büyük önem veriyordu.
İran etrafında yaşanan olaylar doğru bir şekilde okunmalı. Bizlere İran'ın askeri gücünün artmasından ve bunun sonucunda nükleer saldırı tehlikesinin olabileceğinden bahsediliyor. Ancak bu iddialar kesinlikle gerçekleri yansıtmıyor. İran tarihi olarak hak ettiği Körfez adaları dışında hiçbir ülkenin sınırları ile ilgili açıklamada bulunmuyor. İran'la kıyaslandığı zaman Türkiye'de yaşanan Kürt sorunu ve Irak saldırılarının çok daha büyük riskler taşıdığı söylenebilir. Her şeye rağmen İran, buna benzer gelişmelerin yaşanmasına müsaade etmiyor.
PETROL YAPTIRIMLARI İRAN ÜZERİNDE NE KADAR ETKİLİ OLABİLİR?
İran devlet bütçesinin önemli bir kısmının petrol satışlarından oluşmasına rağmen petrol yaptırımının bu ülke açısından vahim sonuçlar doğuracağı iddia edilemez. Nitekim 1980-1988 yılları arasında yaşanan İran-Irak savaşı sırasında da benzer bir durum yaşanmasına rağmen böyle trajik bir sonuç doğurmadı. Örneğin savaş sırasında İran petrol tankerleri üçüncü ülke tankerlerinin aracılığıyla bağımsız sulara çıkarılması için gerekli teknolojik gelişme sağlanmıştı.
Bundan başka yaptırım kararının uluslararası kamuoyu tarafından değil sadece batılı ülkeler tarafından uygulanacağı da unutulmamalı. Güney Kore'nin İran petrolünden vazgeçeceği düşünülmüyor. Çin ise BM Güvenlik Kurulunda yaptırım kararını desteklemeyeceğini çok daha önceden açıklamıştı. Nitekim bu ülkenin petrol ihtiyacının önemli bir kısmı İran tarafından karşılanıyor.
Ayrıca batılı ülkelerin yaptırım kararı alması Çin'in çıkarlarına uygun geliyor. Pekin yetkilileri daha fazla enerji elde etmek için özel bir çaba sarf ediyor. Netice itibariyle oluşan boşluk Çin tarafından doldurulmuş olacak ve yeni anlaşmalar Çin'in çıkarlarına hizmet edecek. İran aleyhine oluşacak durumun Pekin yetkilileri tarafından kullanılmayacağı düşünülemez.
Bir konu daha göz önünde tutulmalı. İran sanayisinin gelişmesi sonucunda petrol gelirlerine olan bağımlılık her yıl daha da azalıyor. Şu anda İran sadece kendi ihtiyacını karşılamıyor, sanayi mallarını yurt dışına da ihraç edebiliyor. İran sanayisinin çeşitli alanlarda önemli gelişim kaydettiği bilinen bir gerçek.
DÜNYA BÜLTENİ