7 Ramazan 1439 | 22 Mayıs 2018 Salı

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Ekonomi

Ana Sayfa Haber Ekonomi

Açık denizde rüzgar enerjisi

Son Güncelleme: 4 MAYIS 2018 - TSİ 10:25

2017’de Avrupa’da rüzgâr enerjisi kapasitesini en fazla artıran dördüncü ülke olan Türkiye, ilk offshore rüzgâr santralını kurmaya hazırlanıyor. Daha yüksek elektrik üretim kapasitesi vaat eden offshore santrallara olan ilgi her geçen gün artıyor. Peki, rüzgârı denizden estiren bu teknoloji neden yaygınlaşıyor?

Offshore yani açık deniz rüzgâr enerjisi artık Avrupa’da ana akım bir enerji kaynağı haline geldi ve Çin gibi ülkelerde de kalkışa geçiyor. Küresel Rüzgâr Enerjisi Konseyi (GWEC), geçtiğimiz günlerde açıkladığı “2017 Global Rüzgâr Enerjisi raporunda” Türkiye’nin de gündemine aldığı offshore rüzgâr enerjisiyle ilgili çarpıcı rakamlara yer verdi.

Raporda 2017’yi açık deniz rüzgârı için “muhteşem bir yıl” olarak nitelendiren GWEC, 2019’un Avrupa’daki açık deniz rüzgârı için bir başka rekor yılı olacağını öngörüyor. Offshore’da lider olan Avrupa’nın yanısıra ABD ve Çin gibi ülkelerin de bu alanda büyümesi bekleniyor. Peki, rüzgârı denizden estiren bu teknoloji neden yaygınlaşıyor? Bunda da fiyatların ucuzlaması ve teknoloji etkili oluyor.

Türkiye de hazırlanıyor

2017’de Avrupa’da rüzgâr enerjisi kapasitesini en fazla artıran dördüncü ülke olan Türkiye, ilk offshore rüzgâr santralını kurmaya hazırlanıyor. Karadaki santrallara göre daha yüksek elektrik üretim kapasitesi vaat eden offshore santrallara olan ilgi her geçen gün artıyor. Offshore üretimden alınan verim teknolojinin de gelişimiyle her geçen yıl yükseliyor. GWEC’in son raporuna göre, açık denizde kurulan bu santrallara olan ilgi Avrupa’nın da dışına açılarak, artmaya devam edecek.

Geçtiğimiz yıl Almanya’da yapılan ihalede ilk kez sübvansiyona tabi olmayan teklifler verildi. Genel olarak, önümüzdeki beş yıl içinde tamamlanacak projeler için offshore fiyatlarının son beş yıldaki fiyatların yarısı kadar olması ve bu trendin devam etmesi bekleniyor. Offshore’u cazip kılan bir diğer unsur da teknolojik gelişim.

Türbinlerin büyüklüğü artmaya devam ediyor ve GWEC’e göre çok da uzak olmayan bir gelecekte 10 megavattan (MW) büyük türbinler kullanılacak. Rüzgâr türbinlerinde en önemli faktörlerden biri boyut. Çünkü ne kadar büyük olurlarsa o kadar fazla rüzgâr yakalayabiliyorlar. Günümüzde çalışan en büyük türbinler 164 metrelik rotorlara sahip ve 9.5 megavatlık jeneratörle enerji üretiyor.

Hürriyet