20 Zilhicce 1440 | 21 Ağustos 2019 Çarşamba

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Ekonomi

Ana Sayfa Haber Ekonomi

Küresel ısınmanın iş hayatına etkileri

Son Güncelleme: 22 TEMMUZ 2019 - TSİ 10:11

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından yayınlanan ‘Daha Sıcak Gezegende Çalışmak: Isı Stresinin İşgücü Verimliliği ve İnsana Yakışır İşe Etkisi’ başlıklı yeni raporuna göre, küresel ısınmanın işle ilgili ısı stresinde artışa yol açması yüzünden verimlilik zarar görebilir, dahası iş kayıpları yaşanacak ve dolayısıyla ekonomik zarar ortaya çıkabilir.

Raporda, iklim, fizyoloji ve istihdam verilerine dayanılarak, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde mevcut ve gelecekteki verimlilik kayıpları tahmin ediliyor.

Verimlilik düşüyor

ILO tarafından hazırlanan raporda, küresel ısınmadan kaynaklanan ısı stresindeki artışın, 2030 yılında dünyada 80 milyon tam zamanlı işe eşdeğer verimlilik kaybına yol açacağı ifade edildi. Isı stresi ile kastedilen, insan vücudunun fizyolojik zayıflamaya uğramadan dayanabileceğinin ötesindeki ısı...

Isı stresi, 35°C’nin üzerindeki sıcaklık ve yüksek nemde oluşuyor. Aşırı ısı, iş sağlığı riski oluşturuyor. Çalışanların fiziksel işlev, yetenek ve kapasitelerini kısıtlıyor, verimliliği olumsuz etkiliyor. Aşırı durumlarda ölümcül sıcak çarpmasına neden olabiliyor.

Bu yüzyılın sonuna kadar küresel sıcaklıkta 1.5°C’lik artış olmasına dayalı tahminler, 2030 yılı itibarıyla dünya çapında daha yüksek sıcaklıklar nedeniyle toplam çalışma saatlerinin % 2.2’sinin kaybedileceğini gösteriyor. Söz konusu oran, 80 milyon tam zamanlı iş kaybına eşdeğer. Bu da küresel düzeyde 2.4 trilyon dolar tutarında ekonomik kayıp anlamına geliyor. Isı stresinden en çok etkilenen iki sektör ise tarım ve inşaat.

Acil önlem alınmalı

Rapor, ısı stresi riskleri çözümlemek ve çalışanları korumak için ulusal politikaların tasarlanması, finanse edilmesi ve uygulanması için daha fazla çaba çağrısı yapıyor.

Bu önlemler arasında ısı olaylarına karşı yeterli altyapı ve iyileştirilmiş erken uyarı sistemleri ile iş sağlığı ve güvenliği alanında uluslararası çalışma standartlarının daha iyi uygulanması gibi hususlar da var.

Çalışanların yüksek sıcaklıklar ile başa çıkabilmesi ve işlerine devam edebilmesi için işyerlerindeki riskleri değerlendirmek ve uygun önlemleri almak açısından temel aktörler işçi ve işverenler. Bu bakımdan da kapalı ve açık alanda çalışma yöntemleri, çalışma saatlerinin uyarlanması, kıyafet kuralları ve teçhizat, yeni teknolojilerin kullanımı, gölge ve dinlenme molaları konusunda fikir birliğine ulaşılması bakımından sosyal diyalogun kritik bir rol oynayacağı açık.

Milliyet / Cem Kılıç