17 Rebi'ül-evvel 1441 | 14 Kasım 2019 Perşembe

CANLI DİNLECANLI DİNLE

Ekonomi

Ana Sayfa Haber Ekonomi

Halka göre doğalgaz ve güneş geleceğin enerjisi

Son Güncelleme: 10 ŞUBAT 2017 - TSİ 10:51

Güneş ve rüzgar santrali teknolojilerini yüksek oranda destekleyen halk, nükleer ve kömür santrallerine mesafeli duruyor. Güneş ve doğalgazı geleceğin en önemli enerji kaynakları kabul eden Türk halkına göre ülke yönetimi boru hattı projelerinde başarılı, enerjiyi ucuza tedarik etmede başarısız, dışa bağımlılık da büyük sorun.

Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması konulu bir çalışma yaptı.

Dışa bağımlılık en önemli sorun

Araştırma kapsamında yöneltilen “Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 38,6’sı enerjide dışa bağımlılık (ithal enerjide dışa bağımlılık) cevabı verdi. Katılımcıların en çok tercih ettiği ikinci cevap ise yüzde 30,8’lik oranla enerjinin pahalı olması oldu.

Anketteki ilginç ayrıntılardan biri de enerjiye ilişkin algının nasıl oluştuğuna dair önemli ipuçları içeriyor. Enerji politikalarında en başarılı bulunan alanlardan biri boru hattı projeleri olmasına rağmen katılımcıların yüzde 86’lık bölümü, Karadeniz’in altından Türkiye’ye ve buradan da Avrupa’ya doğalgaz transfer etmek üzere kurulacak Türk Akımı Projesi hakkında hiç bilgi sahibi olmadığını beyan ediyor.

En çok tüketim elektrik ve gazda

Araştırma kapsamında evlerde tüketilen enerji türleri ve bunlara ayrılan bütçeler de sorgulandı. Ankete katılanların yüzde 50’si parasal olarak en çok elektrik, yüzde 39’u ise en çok doğalgaz kullandığını belirtti. Belirtilen enerji türlerine yüzde 30 aylık 100-150 TL arası harcama yaptığını söylerken, yüzde 29 ise her ay 200 TL’nin üzerinde fatura ödediğini kaydetti. Ankete katılanların yarısının aylık enerji faturası tutarı 50100 TL aralığında seyrediyor.

En yüksek ödeme ısınmaya

Araştırmaya katılanların %65’lik kısmı, enerji faturasının en çok ısınma ihtiyacı için kullanılan enerjiye ödediğini söylüyor. Enerji tüketiminde ısınma %65 ile ilk sırada yer alırken, aydınlatma %22 ile ikinci sırada yer alıyor. Üçüncü sıra ise %5’lik oranla ulaşım. Arabalarda en çok tercih edilen yakıt sırasıyla; % 41 oranında dizel, % 30 oranında otogaz ve %29 oranında benzin oldu. Arabası olan katılımcıların %25’i her ay 100-200 TL arasında yakıt masrafı yapıyor.

Isınmada gaz, kömür, odun

Araştırma sonuçları doğalgaz sektörünün ülke coğrafyasına ve nüfusa giderek daha çok nüfuz ettiğini de gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 54’ü doğalgaz, yüzde 25’i kömür, yüzde 12’si ise odun ile ısındığını belirtiyor. Evlerdeki sıcak su tedariğinde de en çok doğalgaz tercih ediliyor. Sıcak su sağlamada doğalgaz yüzde 52 ile birinci, elektrik yüzde 26 ile ikinci sırada. Yüzde 11’lik bir kesim ise sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyor.

Vatandaş elektriği pahalı buluyor

Ankete katılanların %98’i tüketilen enerjinin ucuz olmasını önemli bulduğunu beyan ederken, katılımcıların elektrik fiyatlarını nasıl bulduğu sorgulandığında %85 ‘yüksek ve çok yüksek’ cevaplarını veriyor. Doğalgaz fiyatlarını yüksek ve çok yüksek bulanların oranı ise %65 seviyesinde.

Gelecek güneş ve doğalgazın

Ankete katılanların yüzde 40’ı güneşi, geleceğin enerji kaynağı olarak nitelendirirken, bu konuda doğalgazı işaret edenlerin oranı da küçümsenmeyecek bir seviyede: Yüzde 22. Bu konuda katılımcıların tercihlerini test etmeyi sağlayacak bir başka soru da yöneltildi ve alınan cevap dikkat çekici. “Maliyetleri aynı ve kolaylıkla erişilebilir olsalardı evdeki enerji ihtiyacınızı karşılamak için hangisini kullanmayı tercih ederdiniz?” sorusuna katılımcılar yüzde 63 oranında doğalgaz cevabı verdi. Yüzde 21’lik kısım ise bu soruya güneş cevabı verdi.

Araştırmadan çıkan en önemli sonuçlardan biri de güneş ve rüzgar enerji santrallerinin en çok desteklenen teknolojiler olması. Nükleer santraller ve kömür santralleri ise en az desteklenen enerji üretim tesisi türleri oldu. Nükleer santrallerin çevre ve toplum sağlığı için tehdit ve riskler içerdiğini düşünenlerin oranı yüzde 65’e ulaşıyor.

Dünya